Dekoratif Aksesuarlar ve Süsleme Seçimi
Bir odada mobilya doğru yerde, renkler uyumlu, aydınlatma yeterli... ama yine de "eksik" duruyor. Genelde eksik olan şey aksesuarlardır. Ya hiç yoktur, ya da çok fazladır. Aşağıda, dekoratif objeleri mekanla konuşturmanın pratik yolunu adım adım anlatıyorum.
Aksesuar tam olarak ne işe yarar?
Üç işi var: ölçek dengelemek (boş kalan yüzeyleri doldurmak, yüksekliği kırmak), karakter vermek (odanın kime ait olduğunu anlatmak) ve gözü yönlendirmek. Yani aksesuar süs değil, kompozisyonun son katmanıdır. Mobilya yerleşimi ve renk şeması oturmadan aksesuara geçmek, boyanmamış duvara tablo asmaya benzer.
Önce mi alınır, sonra mı?
Sonra. Ev süsleme aksesuarları satın alma sürecine, odanın ana renkleri ve mobilya düzeni netleştikten sonra girin. Aksi halde eve giren her obje, sonradan yerini bulamayan bir yük olur.
Adım adım: aksesuar yerleştirme
-
Yüzeyleri listeleyin. Sehpa, konsol, kitaplık rafları, şifonyer üstü, yemek masası, banyo tezgahı, duvar nişleri. Her yüzeye ayrı ayrı bakın ve şu soruyu sorun: bu yüzeyin işi ne? Kahve konan bir sehpaya beş obje koyarsanız hepsi her gün yerinden oynar. Kullanılan yüzeylerde az, dekoratif yüzeylerde çok obje olur.
-
Üçlü kuralla gruplayın. Tek obje çoğu zaman kaybolur, iki obje simetri ister ve durağan görünür. Üç obje ise doğal bir denge kurar. Grup oluştururken üç değişkeni oynatın: yükseklik, form, doku. Örneğin uzun bir vazo + orta boy bir mum + yatay duran bir kitap yığını. Aynı boyda üç şamdan grup değil, sıradır.
-
Üçgen kompozisyonu kurun. Objeleri yandan baktığınızda en yüksek nokta arkada veya bir yanda, alçak olanlar önde olmalı. Gözünüz yüksekten alçağa doğru kayıyorsa doğru yapmışsınız. Konsol gibi arkası duvara dayalı yüzeylerde bu iş kolay: arkaya tablo veya ayna, öne vazo ve tepsi.
-
Bir tepsi veya altlık ekleyin. Dağınık görünmenin en büyük sebebi objelerin "sınırsız" durmasıdır. Tepsi, ahşap bir kesme tahtası, yuvarlak bir mermer altlık ya da küçük bir dokuma paspas; üzerine koyduğunuz üç beş parçayı tek bir obje gibi okutur. Sehpa düzenlemesinde bu tek hamle çoğu zaman yeterlidir.
-
Malzemeleri karıştırın, sayıyı sınırlayın. Bir alanda en fazla üç dört malzeme dili tutun: seramik, cam, ahşap, metal, dokuma. Hepsi cam olursa serin ve steril; hepsi ahşap olursa ağır durur. Küçük metal detaylar (pirinç bir kase, siyah bir şamdan) genelde kompozisyonu keskinleştirir. Doku çeşitliliğinin derinlik yarattığını hatırlarsanız, bu adımı atlamazsınız.
-
Yükseklik için dikeye çıkın. Yüzeylerde her şey aynı hizada duruyorsa oda düz görünür. Uzun boyunlu bir vazo, ince bir heykelcik, üst üste konmuş kitaplar bu düzlüğü kırar. Kural olarak: her grupta bir parça, komşusundan en az üçte bir oranında daha yüksek olsun.
-
Mumu fonksiyonla düşünün. Mum hem obje hem ışık kaynağıdır. Yemek masasında göz hizasının altında kalmalı ki karşınızdakini göremez hale gelmeyin. Kokulu mumları mutfakta yemek kokusuyla yarışacak yere koymayın; giriş, koridor, banyo daha iyi çalışır. Yakılmayacak mumlar da vardır ve bu sorun değildir, ama yanmış fitili olan mum bakımsız durur.
-
Vazo ve dal işini basit tutun. Boş vazo da bir objedir; ama vazoya girecek şeyin yüksekliği, vazo boyunun yaklaşık bir buçuk katı olduğunda oran doğru okunur. Bakımı zorsa kuru dal, okaliptüs, kuru başak gibi seçenekler aylarca durur. Yapay bitkide tek ölçü: yaprak dokusu yakından ikna ediyor mu?
-
Tabakları asın veya yaslayın. Dekoratif tabaklar sadece dolapta durmak zorunda değil. Duvarda üçlü asimetrik dizilim, açık raflarda arkaya yaslanmış tek büyük tabak ya da konsolda ayaklı bir stand hepsi çalışır. Yemek takımıyla aynı renk ailesinde kalırsa mutfak ve yemek alanı bütünleşir.
-
Sonunda bir şey çıkarın. Düzenlemeyi bitirdikten sonra kapıdan girin ve bakın. Gözünüz nerede takılıyorsa, orada bir fazlalık var. Bir parça çıkarınca kompozisyon çoğu zaman rahatlar.
Sık yapılan hatalar
- Her yüzeye eşit muamele. Tüm sehpaların, tüm rafların dolu olması gerekmiyor. Boş yüzey, dolu yüzeyi görünür kılar.
- Set halinde alışveriş. Aynı seriden üç vazo, "uyumlu" değil tekdüzedir. Uyum renk ve malzeme üzerinden kurulur, kalıp üzerinden değil.
- Ölçek hatası. Küçük objelerin kalabalığı dağınıklık, tek büyük parçanın gücü ise dinginlik yaratır. Üç santimlik biblolar yerine bir tane sağlam heykelcik daha iyidir.
- Anı ile dekoru karıştırmak. Seyahat hatıralarının hepsi aynı rafta durmak zorunda değil. Rotasyon yapın: bir kısmını kaldırın, mevsim değişince değiştirin.
- Renk kontrolsüzlüğü. Aksesuar, odanın renk paletine giren en kolay yerdir; ama palet dışına en kolay çıkılan yer de burasıdır. Üç ana renk ve bir vurgu renginde kalın.
- Işığı hesaba katmamak. Cam ve metal objeler ışık alan noktalarda parlar; karanlık köşede ölü görünür. Objeyi yerleştirirken günün hangi saatinde nasıl göründüğüne b